Akut Şok ve Kronik Stresler Karşısında Kentsel Dayanıklılık & Sürdürülebilir Dayanıklılık Yaklaşımı
Betül Ergün Konukcu
Abstract
Kentlerin; çözülmesi gereken meseleleri halletmesi, gelişimi önünde engel oluşturan bariyerleri aşması ve sorun temelli riskleri yönetmesi sürdürülebilir gelişimi için çok önemlidir. Ne ile baş etmek zorunda olduğunu bilen ve ne ye karşı dayanıklı olması gerektiğini öngören kentler, geleceklerini tercihleri doğrultusunda şekillendirip, olması gerektiği gibi yönlendirebilir. Afet tehlikeleri (doğa olayları ve iklim değişikliği kaynaklı vb.) ile birlikte; sorumsuz kentleşmenin getirdiği sonuçlar (doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesi, enerji kullanımı, karbon emisyon vb.), kalkınma önünde engel oluşturan sosyoekonomik ve kültürel stresler (yoksulluk, eşitsizlik, adaletsizlik, güvenlik, gelir azalması vb.) ve çevre ile ilgili problemler (çevresel degredasyon, kirlilik, biyoçeşitliliğin azalması, ekosistem kaynak azalması vb.) kentleri baskılayan önemli sorunların ana başlıklarından sadece bazılarıdır. Bu sorunlardan kenti tehdit eden, beklenen ancak tam zamanı belli olmayan, aniden gelişen ve öngörülemeyen sorunlar akut şok, kentin dokusunu zayıflatan ve süreçte hala çözüm bulunamayan sorunlar kronik stress olarak adlandırılır. Deprem, salgın hastalık, siber sadırı vb. sorunlar akut şoklara örnek iken, trafik, beyin göçü, işsizlik, kıtlık, su sıkıntısı vb. sorunlar kentlerin karşı karşıya olduğu kronik streslere örnektir. Bu sorunlar kentleri geleceğe taşımanın önünde büyük bir tehdittir. Kentler sürdürülebilir gelişimi için; sorunları karşısında kentsel dayanıklılığını inşa etmek zorundadır. “Kentsel Dayanıklılık” kent bileşenlerinin, sektörlerin, sistemlerin ve kent paydaşlarının, mevcut ve olası akut şok & kronik stresler ile baş edebilme gücü ve kapasitesi olup, sürdürülebilir gelişimi için kentlerin oluşturduğu savunma mekanizmasıdır. Değişen, farklılaşan, güçlenen, çeşitlenen, beklenen ve öngörülemeyen küresel ve yerel sorunlar karşısında; dayanıklı olma, hayatta kalma, çabuk toparlanma, etkilerini absorbe etme, getirdiği değişimlere adapte olabilme, normal şartlara gelişerek dönebilme ve gerektiğinde dönüşebilme yeteneğinin kent bütününe yani kent paydaşlarına, kent bileşenlerine, kentsel sektörler ve sistemlere kazandırılması kentsel dayanıklılık için çok önemlidir. Kentlerin gelecekte ne ile ne zaman karşılaşacağını bilmek imkânsızdır. Akut şoklar ve kronik stresler karşısında daha güçlü, iyi korunan, güvenli, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir kent; sürdürülebilir dayanıklılık yaklaşımı çerçevesinde kent bütününe kentsel dayanıklılık yeteneğinin kazandırılması ile mümkün kılınabilir. Sürdürülebilir Dayanıklılık Yaklaşımının kent bütününe entegre edilmesinin yollarından biri “Kentsel Dayanıklılık Ofis’inin kurulmasıdır.