Kelami Açıdan İnsan Fıtratı ve Bilinci Bağlamında Yapay Zekâ ve Transhümanizm
Samet Yahya Bal, Berat SARIKAYA
Abstract
İslam dini Yaratıcıya, evrene ve insana dair değişmez bazı sabiteler sunar. Allah’a ve ahirete inanmak, dünyanın fani oluşu, tevhid ilkesi, insanın mahiyeti ve misyonu bu değişmez ilkelerdendir. Kelam ilminin amacı ise bu değişmez sabitelere yönelik yapılan itirazları değerlendirip cevaplar vermektir. Son yıllarda gelişen teknoloji ve beraberinde getirdiği yapay zekâ gibi yenilikler, diğer taraftan buna bağlı olarak ortaya çıkan transhümanizm anlayışı insan fıtratına ve dinin temel parametrelerine karşı görüşler ileri sürerek insan türünün değişmesi ve güncellenmesi gerektiği fikrini tartışmaya açmıştır. Ayrıca söz konusu anlayış, insanın tanrılaşabileceğini ve böylece kendi yeryüzü cennetini yaratabileceğini iddia etmektedir. İnsanı sadece maddi bedenden müteşekkil bir varlık olarak gören, onu sadece fiziksel mekanizmaların birleşiminden ibaret kabul eden transhümanist yaklaşım, insanın müteal yönünü ihmal etmektedir. Bu düşünce insan üzerinde her türlü tasarrufu meşru kabul etmektedir. Bu sebeple insanlık metalaştırılma, anlam ve amacından koparılma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Çalışmamızda dinin temel ilkelerine aykırı bir durum sergileyen söz konusu anlayışlar ve onların, transhümanizm ve yapay zekâ kavramları üzerinden yaptıkları insan tanımları, iddiaları ve hedefleri kelami açıdan incelenmeye çalışılacaktır.