Litcius/Paper detail

Analytical Hierarchy Process for Earthquake Susceptibility Analysis Using GIS Techniques: A case study Basin of Lake Ladik in Samsun, Turkey

Fatih Ocak, Muhammet BAHADIR

2022Kesit Akademi13 citationsDOIOpen Access PDF

Abstract

İnsanlığın en büyük sorunlarından birisi doğal afetlerdir. İnsanlığı en çok tehdit eden doğal afet ise depremdir. Depremlerin gerçekleşmesine engel olmak mümkün değildir, ancak deprem öncesi dönemde; halkın her daim deprem konusunda bilgilendirilmesi, dönemsel deprem tatbikatlarının yapılması, yerel olarak deprem planlarının hazırlanması, daha önemlisi depreme dayanıklı yapılar inşa edilmesi, erken uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesi ve deprem duyarlılık analizlerinin gerçekleştirilmesi hayati önem taşımaktadır. Günümüzde depreme dayanıklı yapıların inşası bir yandan devam ederken, depremi önceden tahmin etmek için başarıya ulaşmış erken uyarı sistemlerinden bahsetmek oldukça güçtür. Ancak son zamanlarda risk yönetimine katkı sağlayacak deprem duyarlılık analizi çalışmaları önem kazanmıştır. Deprem duyarlılık analizi, risk yönetimi kapsamında depreme dayanıklı yapıların nereye inşa edileceği ve yerleşmelerin nerede kurulacağı gibi önemli hususlara altlık oluşturmaktadır. Bu çalışmada Ladik Gölü Havzası’nda deprem duyarlılık sınıflarının belirlenmesi için Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Analitik Hiyerarşi Prosesi’nden (AHP) yararlanılmıştır. Çalışma kapsamında saha ile ilgili erişilebilen eğim, litoloji, fay hatlarına uzaklık, en büyük yer ivmesi, yeryüzü şekilleri ve zeminin geçirimlilik durumu olmak üzere altı (6) coğrafi faktör dikkate alınmıştır. Tüm bu coğrafi faktörler alt kriterlere ayrılmış ve deprem duyarlılık analizinde kullanılmak üzere her ana coğrafi faktör ile alt kriteri için ağırlık oranı hesaplanmıştır. AHP ile belirlenen ağırlık oranları CBS teknikleriyle ana coğrafi faktörlere uygulanmış ve ağırlıklı çakıştırma aracı ile deprem duyarlılık analizi gerçekleştirilmiştir. Nihai sonuç düşük, orta, yüksek ve çok yüksek şeklinde dört (4) farklı sınıfa ayrılmıştır. Yapılan bu gruplamaya göre Ladik Gölü Havzası’nda 42,99 km2’lik alan deprem duyarlılığı açısından çok yüksek, 15,65 km2’lik alan yüksek, 39,32 km2’lik alan orta ve 49,84 km2’lik alan da düşük duyarlılığa sahip çıkmıştır. Bu değerler yerleşme dönemi boyunca en büyük depremi 26 Kasım 1943 tarihinde (Mw 7,2 büyüklüğünde) yaşamış olan Ladik Gölü Havzası’nın hala deprem duyarlılığı açısından önemli bir potansiyel barındırdığını göstermektedir.

Topics & Concepts

GeologyFlood Risk Assessment and ManagementGeophysics and Gravity MeasurementsHydrology and Drought Analysis